Saklı Güfteler – Zevk-i vuslât var iken işretden olmam neş’e-yâb

Bu yazımızda Türk müziğinin şarkı formundaki en önemli bestekârlarındanSer-Müezzin-Hanende-Mîralay Rif’at Bey’in (1820-1888) “Nihâvend/Devr-i hindî” şarkısı ile karşınızdayız. “Zevk-i vuslât var iken işretden olmam neş’e-yâb” ilk mısrâlı bu güzel şarkıyı iki güftesiyle ve hocamız Sayın Prof.Dr.Zeki ATKOŞAR –el yazması- notası ile arz ediyoruz. Hocamıza teşekkürlerimizi ve saygılarımızı  sunuyoruz.

Rif’at Bey; Dede Efendi’nin –kızı Hadice’den– torunu olmakla beraber babası da önemli bir sazende ve bestekâr olan Tanbûri Arif Ağa’dır.Bu nedenle de Dede Efendi’nin meşk zinciri içinde yer almakta olduğunu ve kendisinin de bu meşk zincirini devam ettirdiğini söyleyebiliriz.

TDV-İslâm Ansiklopedisinde yer alan bilgilere göre;”Zamanının en meşhur hânendelerinden olan Rifat Bey ayrıca bestelediği eserlerle devrin önde gelen bestekârları arasında yer almıştır. Hacı Ârif Bey’den büyük olmasına rağmen bestekârlığa ondan daha geç başlayan Rifat Bey, Hacı Ârif Bey ve Şevki Bey’den sonra şarkı formunu geliştirerek bu formun en tanınan bestekârı sayılmıştır. Geleneksel kurallara bağlılığın ön planda olduğu eserlerinde kullanılan makamların bütün incelikleriyle işlendiği, melodilerin zarif motiflerle süslendiği görülür. Kırım savaşında kazanılan zafer dolayısıyla (1855) bestelenen, “Sivastopol önünde yatar gemiler” mısraıyla başlayan Sivastopol Marşı ile 1871-1872 Yemen harekâtı sırasında Yemen çöllerinde bulunan askerlerin duyduğu vatan özleminin dile getirildiği “Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı” mısraıyla başlayan Alay Marşı günümüz marş repertuvarının gözde eserlerindendir. Rifat Bey’in tertip ettiği muhayyer-kürdî makamını ilk defa kullandığı, “Ey keremkâr-ı mekârim-perver-i âlî-tebâr” mısraıyla başlayan Hamidiye Marşı ile hisar-bûselik makamında bestelediği, “Tâmir eyledik meydan bizimdir” mısraıyla başlayan Osman Paşa Marşı, Muzıka-yi Hümâyun kumandanlarından Callisto Guatelli Paşa tarafından çok sesli olarak düzenlenmiştir.

Şarkının güftesi Mehmed Nazmi Bey tarafından 1888 ‘de yayımlanan “Yeni Şarkı Mecmûâsından” alınmıştır.

Şarkı                             Rifat Bey

Zevk-i vuslât var iken işretden olmam neş’e-yâb
Var iken la’l-i lebin varsın harâm olsun şarâb
Nûş edip sahbâ-yı vaslın oldu dîl mest ü harâb

Nakarat
Var iken la’l-i lebin varsın harâm olsun şarâb

Mey dil-î uşşâkı gerçi gussadan âzâd eder
Gam nedir bilmem beni lutfun demâdem şâd eder
Bir tebessümle dîl-i vîrânemi âbad eder

Nakarat
Var iken la’l-i lebin varsın harâm olsun şarâb

Sayın Prof.Dr.Zeki ATKOŞAR ‘ın yazdığı notayı aşağıdaki linkten bilgisayar, tablet veya telefonunuza indirebilirsiniz.

Yine güftenin bugünki Türkçe ile ve uyaklı olarak şiirsel yazımını yapan Dr.Mesut ERSÖNMEZ beyefendiye de teşekkürlerimizi ve saygılarımızı arz ediyoruz.

Bir sonraki yazımızda buluşmak ümidiyle. Saygılarımla.

Yazıyı Hazırlayan: Coşkun BAĞIR

Not: Bu yazı “DÜŞÜNCE ve TARİH” Dergisinin Aralık 2019 sayısında yayımlanmıştır.