Saklı Güfteler – Nedir bu hayretin ey verd-i âlim

İrtihâlinin 135 nci sene-i devriyesinde büyük şarkı bestekârı-hânende Hacı Ârif Bey’in (1831-28 Haziran 1885) bilinen şarkılarını -latin harfleriyle- bilinmeyen ve/veya yayımlanmamış güfteleriyle sizlere  sunmaya devam ediyoruz.

Bu yazımızda da sizlere Hacı Ârif Bey’in TRT ve/veya diğer arşivlerde notası bulunmayan ; “ Nedir bu hayretin ey verd-i âlim…” ilk mısrâlı “Şevkefzâ/Devr-i hindî” şarkısını 3 güftesiyle ve Prof.Dr.Zeki ATKOŞAR tarafından -el yazması ile-  yazılmış notasıyla sunuyoruz. Hocamıza her zaman olduğu gibi teşekkürlerimizi ve saygılarımızı arz ediyoruz. Hocamız bu şarkının notasını bölük-pörçük halde bulduğu notalardan araştırarak yazmış olup, Böylelikle Hacı Ârif Bey’in notası bilinmeyen bir şarkısı da arşivlerde yerini almakta ve musıkiseverlerin istifadesine arz edilmektedir. Şarkının güftesi Hacı Ârif Bey’in 1874 yılında yayımladığı “Mecmuâ-i Ârifin” adlı güfte mecmuâsından alınmıştır ki sonraki sahifemizde görebilirsiniz.

Sevgili Okuyucularımız,

Güfte/şarkı mecmuâlarının yayımlandığı zamana ve yayımcısına göre musikimize önemli anlamlar kazandırdığı kabulünden hareketle; Hacı Ârif Bey’in hânendeliği de göz önüne alınırsa 1874 yılında 43 yaşında yayımladığı “Mecmuâ-i Ârifin’de” kendi şarkılarının yanısıra meşk ettiği eserlerin ve kendisinin tercih ettiği betekârların eserlerinin yer alması gayet normal bir durumdur. Hem yaşadığı dönemin musıki iklimini bize yansıtır hem de musıki zevkinden de bize kesitler sunar. Araştırmacıların ve meraklılarının bu konuya önem vermeleri halinde güfte mecmuâlarından dönemsel olarak çıkarılacak önemli sonuçlara ulaşmak da mümkün olabilecektir.

Geçtiğimiz ay yayımlanan yazımızda “Mecmuâ-i Ârifin’de” Hacı Ârif Bey’in  yayımladığı şarkıların -kendi tercih ettiği-bestekârlarının tamamı olmasa da büyük bir kısmınn isimlerini yayımlamıştık. Bu sayımızda da bir kere daha bu bestekarlarımızın isimlerini sizlere arz ediyoruz. Sebebi şudur; 19. Yüzyıl’ın musıkimizde bilhassa şarkı formunun ön plana çıktığı bir yüzyıl olmasıdır. Ayrıca musıkimizde “Romantik Dönemin” bu yüzyıl içerisinde başladığını öngören musıki tarihçilerimiz de -Yılmaz ÖZTUNA gibi- bulunmaktadır. “Mecmuâ-i Ârifin’de” yer alan bestekârlar:

“Dede Efendi, Tanburi Mustafa Çavuş, Sadullah Ağa, Şakir Ağa, Latif Ağa, Rif’at Bey, Dellalzâde, Numan Ağa, Zeki Ağa, Kazasker, Nikos Usta, İsmet Ağa, Denizoğlu, Kemani Ali Efendi, Sultan Selim, Sultan Mahmud, Markar, Ziver Paşa, Aziz Efendi, Nikoli, Faik Bey, Todoraki, Reşid Bey, Hilmi Bey, Hafız Efendi, Sebuh, Usta Yani, Aşir Efendi, Kirkor, Nayi Mehmed Efendi …”

Hacı Ârif Bey Şevkefzâ/Devr-i hindî şarkısı. “Nedir bu hayretin ey verd-i âlim…” “Ârifin” (C.Bağır)

Şarkı                     Arif Bey

Nedir bu hayretin ey verd-i âlim
Açıl gül-gonce-femsin nev-nihâlim
Amân cevr etme yok sabr u mecâlim

  Nakarat
Açıl gül-gonce-femsin nev-nihâlim

Tenin ser-tâ-ba bir penbe cân-fes
Yaraşmış zülf ü zerrin terine-fes
Çıkar baştan fesini gördük de herkes

  Eyzan

Saçın el değmemiş bir deste sünbül
Yüzün açılmamış bir gonce-gül
Safâ-yâb ol ki etsin nâle bülbül

  Eyzan

Yine güftenin bugünki Türkçe ve uyaklı olarak şiirsel yazımını yapan Dr.Mesut ERSÖNMEZ beyefendiye de teşekkürlerimizi ve saygılarımızı arz ediyoruz.

Nedir bu şaşkın hâlin kırmızı gülüm benim
Açıl gonca ağızlım taze fidanım benim
Ne olur üzme beni sabra kalmadı hâlim
Açıl gonca ağızlım taze fidanım benim


Baştan ayağa penbe ipektir nâzik tenin
Güzel sırma saçına pek de yaraşmış fesin
Fesini gören herkes baştan çıkarmış senin
Açıl gonca ağızlım taze fidanım benim


Saçın hiç el değmemiş eşsiz bir deste sünbül
Yüzün henüz açmamış benzersiz bir gonca gül
Güler yüzün göster ki şakısın âşık bülbül
Açıl gonca ağızlım taze fidanım benim


Mesut Ersönmez

Prof.Dr.Zeki ATKOŞAR ‘ın yazmış olduğu notaya aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazımızda buluşmak ümidiyle. Saygılarımla.

Yazıyı Hazırlayan: Coşkun BAĞIR

Not: Bu yazı “DÜŞÜNCE ve TARİH” Dergisinin Mayıs 2020 sayısında yayımlanmıştır.