Saklı Güfteler – Dinle aklın vâr ise pîr-i mugânın pendini

İrtihâlinin 135 nci sene-i devriyesinde büyük şarkı bestekârı-hânende Hacı Ârif Bey’in (1831-28 Haziran 1885) bilinen şarkılarını -latin harfleriyle- bilinmeyen ve/veya yayımlanmamış güfteleriyle sizlere  sunmaya devam ediyoruz.

Bu yazımızda Hacı Ârif Bey’in “Dinle aklın vâr ise pîr-i mugânın pendini…” ilk mısralı Karcığar/Ağır aksak şarkısını iki ayrı güfte mecmuasından alınarak -birleştirilen- üç  güftesiyle ve sayın hocamız Prof.Dr.Zeki ATKOŞAR’ın yeniden düzenlediği -el yazması- notasıyla takdim ediyoruz. Sayın hocamıza teşekkürlerimizi ve saygılarımızı bir kerre daha arz ediyoruz. Hocamız, bu şarkının üçüncü güftesinin bulunmasının yazılmasını tahrik ettiğini de belirtmektedir.

Karcığar/Ağır aksak şarkının güftesi Şevki Bey’in 1884 yılında yayımladığı “Nevâ-yı Şevk yahud Sedâ-yı Aşk” (s.464), Zenci Salih’in 1891 yılında yayımladığı “Âheng-i Tarâb” (s.106) isimli güfte mecmualarından alınmıştır. İlk iki güfte Şevki Bey’in, üçüncü güfte ise Zenci Salih’in mecmuasında yer almaktadır.

Nevâ-yı Şevk
Âheng-i Tarâb

Hacı Ârif Bey Karcığar/Ağır Aksak şarkısı. “Dinle aklın var ise pîr-i mugânın pendini…” “Nevâ-yı Şevk, Âheng-i Tarab)(C.Bağır)

Dinle aklın vâr ise pîr-i mugânın pendini
Koyma elden dâimâ câm-ı safâ-perverdini
Yan gel al âgûşuna şûh-i inâyet-mendini

  Nakarat
Bî-huzûr olma, cihânın çekme germ ü serdini
Neş’e-yâb ol, zevke bak, aslâ düşünme derdini

Her zamân bir şekl eder peydâ sipihr-i bî-sebât
Gerdiş-i çerhe, şuûn-i dehre etme iltîfât
Eyleme insân isen bîhûde ifnâ-yı hayât

  Nakarat
Bî-huzûr olma, cihânın çekme germ ü serdini
Neş’e yâb ol, zevke bak, aslâ düşünme derdini

(Âheng-i Tarab)
Neş’e mend-i câm-ı minâ-rengi- bezm-i izzet ol
Renc-i firkat çekme, lezzet-yâb-ı zevk-i vuslat ol
Terk-i maksad kıl, emelden geç,üzülme rahât ol
Eyzan

Yine güftenin bugünki Türkçe ve uyaklı olarak şiirsel yazımını yapan Dr.Mesut ERSÖNMEZ beyefendiye de teşekkürlerimizi ve saygılarımızı arz ediyoruz.

Aklın varsa hep dinle ustanın dediğini
Hiç bırakma elinden mutluluk kadehini
Yan gel, al kucağına, aşk sunan güzelini

Huzursuz olma, çekme, türlü dünya derdini
Neş’eli ol, zevke bak, hiç düşünme derdini

Gökler döner durmadan her zaman hep birlikte
Takma dünya işine, yazgıyla dönüşüne
İnsan isen hayatı hep boşuna geçirme

Saygın şölene neş’e veren billûr kadeh ol
Dalma yalnız başına, tatlı zevke ortak ol
Israr etme hayâlde, hiç üzülme rahat ol

Sizlere Sadi Yaver Ataman’ın “Mehmet Sadi Bey” kitabından ve Hacı Ârif Bey’le ilgili anılardan -dergimizin geçen aylarda yayımlanan sayılarında yer alan bölümlere ilave olarak-alıntılarla nakletmek istiyorum:

(…)

“ Merhum Ulunay’ın ballandırarak anlattığı bu musiki sohbetlerinin çoğunda bulunmuş olan babamın ve Mehmet Sadi Bey’in kardeşi Ahmet Fehim Bey’in hatırlayabildikleri kadariyle, bu sohbet toplantılarına devamlı olarak katılan Hacı Ârif Bey, Şevki Bey, Şekerci Cemil Bey, Tanbûrî Ali Efendi, Rıfat, Faik beylerden başka zamanın ünlü bestekâr, hanende ve sazendeleri edip ve şairleri de geliyorlardı. Mahmut Celâlettin Paşa, âyan azasından Fuat Paşa gibi konakta itibar görenler de vardı. Gençlerden Rahmi Bey, Medeni Aziz, Rauf Yekta Bey, Tanbûrî Cemil Bey, Nevres Bey, Ahmet Rasim Bey, Ali Ruhi Bey, Şemseddin Ziya Bey, Mehmet Fuat Bey tesbit edebildiğim adlardır.

Babam, Hanende Nasip Hanım, Tanburacı Osman Pehlivan, Hâfız Sâmi gibi devrin halk sanatçılarının ve Özbek Tekkesi Şeyhi olan bir zatın (Özbek Şeyhi Ata Efendi olacak) bu toplantılarda birkaç kere bulunduklarını ve hatıralarını anlatmıştır.”

Prof.Dr.Zeki ATKOŞAR ‘ın yazmış olduğu notaya aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazımızda buluşmak ümidiyle. Saygılarımla.

Yazıyı Hazırlayan: Coşkun BAĞIR

Not: Bu yazı “DÜŞÜNCE ve TARİH” Dergisi’nde 2020 yılı Kasım ayında yayımlanmıştır.