Paraşko Leondaridis kimdir?

Doğum Tarihi: 1912
Doğum Yeri: İstanbul
Ölüm Tarihi: 13.04.1974
Defnedildiği Yer: İstanbul – Aya Lefter Kurtuluş Rum Ortodoks Mezarlığı

Usta kemençe icrâcısı Paraşko Leondaridis hayat hikayesini şöyle aktarmış;

1912 senesinde İstanbul’da doğmuşum. Babam kemençevi Anastas’dır. Aleko ve Yorgo Bacanos kardeşler de kuzenlerim olurlar. Küçük yaşta müziğe hevesim vardı. Aynı zamanda marangozluğu da çok seviyordum. 15 yaşına geldiğim zaman Psalti fabrikasında marangoz olarak çalışmaya başladım. Bir gün âni olarak rahatsızlandım. Apandisit teşhisi koydular ve ameliyat oldum. Ameliyattan sonra devamlı sancılanıp rahatsızlandığım için marangozluktan ayrılmak mecburiyetinde kaldım. O zaman babam “oğlum gel ben sana kemençe öğreteyim, bunu sanat edin demiyorum iyi bir arkadaş olur” dedi ve bana ilk kemençe dersini vermeye başladı. Bu dersten bir hafta sonra Salim Bey’in Hicaz Peşrevini geçmeye başladık tabiî peşrevi pratik olarak çalıyordum. İki gün içinde de peşrevi öğrendim. Bu bir hayli güç işti. Babam musikideki istidadıma hayret etti ve benimle esaslı surette meşgul olmaya başladı.

Bir sene sonra 16 yaşımda iken ilk defa, çalıştığı Şişhanedeki Şale bahçesine yanına almak suretiyle sahneye çıkardı. O zaman bahçenin saz heyetinde rahmetli Selâhattin Pınar (o zaman ud çalıyordu), kanuni Selânikli Mustafa, udi Edib Erten, klarnet Bahri Bey, tanbûrî Fahri Bey, ve o zamanın çok sevilen seslerinden Hafız Burhan merhum bulunuyorlardı. Kısa bir müddet sonra Galatasaray’daki o zamanki ismi ile Pariziana olan yere babamla beraber geçtik. Orada da devrin sevilen sanatkârlarından udi Mısırlı İbrahim Bey, kanuni Hasan Gür, Aleko ve Yorgo Bacanos kardeşler, kemani Nubar Tekyay, klarnet Şeref Bey ve hanende olarak da Hafız Yahya, Ağyazar Akyüz, Hafız Yaşar ve Faruk Altın bulunuyorlardı. Bir sene kadar babamla beraber orada çalıştık ve bihâhare babamdan ayrılarak ben yalnız olarak muhtelif yerlerde çalışmaya devam ettim. Bu arada kemani Memduh ve Amâ Ali Beylerle de çalıştığımı belirtmek isterim. Aynı zamanda İstanbul Radyosu açıldığı günden beri de (1950 yılı ) muhtelif yayınlara sazımla iştirak ettim.

Paraşko Leondaridis bir anısını şöyle aktarıyor;

Takriben otuz sene evvel Kadıköy’de o zaman Mısırlıoğlu bahçesi diye anılan bir yerde hanımların ses müsabakası vardı. Saz sanatkârı olarak babamla beni de davet etmişlerdi. Jüri heyetinde müteveffa Artaki Candan ve rahmetli Selahattin Pınar ile b­eraber şimdi isimlerini hatırlayamadığım kıy­metli şahıslar bulunuyordu. Bir ara içimden gelerek yaptığım bir taksim Selahattin Pı­nar’ın çok hoşuna gitmiş olacak ki yanıma gelerek, şahsıma bir hayli teveccüh ve ilti­fatta bulunduktan sonra babama dönerek, ‘Anastas Efendi, sen büyük kemençesin ama oğlun bu akşam yaptığı taksim ile seni geçeceğini haber verdi-‘ dedi. Bunun üzerine ba­bam da, ‘Oğlumla iftihar ediyorum, en bü­yük arzum yetişip yerimi tutmasıdır, diye mukabele etti. O zaman büyüklerimizin bu gibi sözleri bizim için teşvik vesilesi olurdu. Hepsi nur içinde yatsın.»

Yararlandığım kaynaklar:
🔸  Ses Dergisi  18 Nisan 1963

Sanatçımızla ilgili daha fazla bilgi sahibi iseniz “Kaynak Kişi” olarak katkılarınızı bekliyoruz. Bilgilerinizi E-posta aracılığıyla veya İletişim sayfasından bize iletebilirsiniz.