Nuri Şenneyli kimdir?

Doğum Tarihi: 1921
Doğum Yeri: İzmir
Ölüm Tarihi: 30.03.2006
Defnedildiği Yer: Hekimbaşı Mezarlığı – Ümraniye

Nuri Şenneyli’nin annesi Saadet hanım, babası İzmir Mevlevî Şeyhi Cemal Efendi’dir. İlk musiki bilgileri ney ve ud çalan babasından edinmiş; dokuz yaşında ney üflemeyi ilerleyen yıllarda da ud çalmayı öğrenmiştir.

Askerden izinli olarak eve gelişinde İsmet Parkı’nda kanun çalan Ahmet Yatman’ı duyar ve kanundan çok etkilenir. Zamanın ünlü bir şarkısını kanunda çalabildiğini görünce kanuni olmaya karar verir. Kanun çalmaya başladığı yaş 22-23 arasıdır. . Nuri Şenneyli, ilk müzik öğretmeni olarak kendisine ney ve ud çalmasını öğreten babasını kabul eder. Kanun hocası olmamıştır. Ahmet Yatman’dan ders talebinde bulunulmasına rağmen bu gerçekleşmez. Kanun çalmayı kendi kendine (otodidakt olarak) öğrenir. Nota okumayı bilen Nuri Şenneyli, nota okumayı da kendi kendine öğrendiğini belirtir. Fakat İzmir’de bulunduğu sırada da İstanbul’da da dernek ve cemiyetlere gittiğinden söz eder. Dolayısıyla gittiği bu kurumların notayı ve müzik teorisini öğrenmesinde faydası olmuş olmalıdır.

1946 yılında Ankara Radyosu’na kanunçalar olarak giren Nuri Şenneyli, bu tarihten önceki altı, yedi yıl boyunca haftada bir veya iki defa olmak kaydıyla ücret almadan kayıtlara girdiğini belirtir.

Radyoya giriş sınavında bulunan jüride yer alan üyelerden Ferid Alnar, Muzaffer Sarısözen, Mesut Cemil, Cevdet Kozanoğlu’nu hatırlayan Şenneyli, sınavda Ferid Alnar’ın Beyatiaraban Saz Semaisi’nin sorulduğunu, kanunda ilk görüşte çalmak için zor bir eser olduğunu, o sebeple kendisinin eseri neyle çalmayı teklif ettiğini ve bu isteğinin kabul edildiğini anlatır.

“Benim imtihanımda o (Alnar) vardı. Bir şey açayım da çalalım.. Küt açtı kendi saz semaisi. Olacak iş değil daha ilk nazarda kanunla çalınmaz. Ama çalışıp ezberledikten sonra hadi çal ne olacak. Dedim efendim şuramda da ney vardı. Neyi çıkardım. Ben bunu « ney »le çalayım efendim müsaade ederseniz.. Ettiler müsaade neyle çaldım. Kanunla yapacak… ben değil.. Ki çok iyi nota okurum ben. Kimse çalamaz ilk bakışta.”

Ankara Radyosu’nda beraber çalıştığı müzisyenler arasında Hakkı Derman (keman), Şerif İçli, Feyzi Aslangil (piyano), Nubar Tekyay, Selahattin İnal, Ferit Sıdal, Cengiz Dişçioğlu gibi sazendeler; eşlik ettiği solistler arasında Semahat Özdenses, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Mualla Mukadder, Mualla Gökçay vardır. Şenneyli, Ankara Radyosu’nda hem soliste eşlik eder hem de fasılda çalar. Ayrıca 30 yıl boyunca fasıl şefi olarak çalışır. Şenneyli’nin, radyoda birlikte çalıştığı kanunçalarlar arasında eski kuşaktan Osman Güvenir ve Vecihe Daryal, yeni kuşaktan ise Necdet Varol ve Nevzat Sümer vardı. Ankara Radyosu’ndan 1986 yılında emekli olan ve bu kurumda kırk yıl çalışan Nuri Şenneyli, İstanbul Radyosu’nda sadece misafir sanatçı olarak birkaç defa yayınlara katılır.

Ankara’da çalıştığı gazinolar arasında Köşk Gazinosu, Japon Bahçesi ve kendisinin çalıştırdığı bir gazino sayılabilir. Köşk Gazinosunda solist olarak Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Mualla Gökçay ve Mualla Mukadder vardır. Şenneyli’nin kanunçalar olarak İstanbul’a ilk gelişi, Behiye Aksoy’un solistliğinde Maksim Gazinosu’na olur. O sırada Maksim Gazinosu’nda çalan sazlar arasında Ahmet Yatman, Fevzi Aslangil, İbrahim Tuğberk ve Nubar Tekyay vardır. Şenneyli, 1986 yılında emekli olup İstanbul’a geldikten sonra, 2000’li yılların başlarına kadar İsmail Şençalar’ın kurduğu Selamiçeşme Müzisyen ve Müziksevenler Derneği’nde hem koro yönetir, hem de kanun eğitimciliği yapar.

Nuri Şenneyli’nin benimsediği ve temsil ettiği ekol, Ahmet Yatman ekolüdür. Kanun çalmaya karar vermesini sağlayan kişi olarak Yatman, Şenneyli’nin kanun çalma üslubunu oluştururken tek etkilendiği kişi olur. Vecihe Daryal’ın kanun çalma üslubunu, eserleri hiç eksiksiz ve kibar bir üslupta çalmak olarak betimleyen Şenneyli, bu ekolden ziyade, kendisinin İsmail Şençalar ile birlikte Yatman ekolünü oluşturduklarını belirtir. Şenneyli’nin kendi ağzından Yatman ekolüne ilişkin görüşleri şöyledir. “Şimdi Ahmet Yatman gibi çalmak demek, canlı çalmak demek. İsmail Şençalar demek, canlı çalmak demek, başka bir şey değil.” “Ahmet Yatman, İsmail Şençalar ben aynı tavırda çalarız. Şey yok tembellik yok. Kanun ağlar elimizde” Şenneyli, aşırı süslemeli, gürültülü ve piyasa işi bir çalma üslubunun temsilcisi olur.

Elinde üç adet kanunu bulunan Nuri Şenneyli, sazların birini kendisinin yaptığını, birini konservatuardan Cafer Açın’dan aldığını, bir diğerini ise Bostancı’da ikamet eden ve adını hatırlayamadığı bir lutiyeden aldığını ifade eder. Şenneyli’nin adını hatırlayamadığı lutiye Pâki Öktem olabilir. 9.4.5 Gerçekleştirdiği Kayıtlar 1946 ile 1986 yılları arasında, Ankara Radyosu’nda çalıştığı kırk yıl boyunca, yüzlerce radyo yayınına kanunçalar olarak katılan Şenneyli, ticari kayıt endüstrisinde hiçbir albümde yer almaz.

Nuri Şenneyli’nin aralarında Hicazkâr makamında 32/4 lük muhammes usulünde bir beste, Ferahfezâ makamında değişmeli bir şarkı, Hicâz makamında ağır aksak bir şarkı ve Nihâvend makamında bir peşrevin de olduğu onüç adet bestesi mevcuttur.

Kaynak: Bu biyografi Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölüm Başkanı Doç. Esra Berkman’ın Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde hazırladığı “Kanun Çalmayı Otodidakt Yöntemle Öğrenmiş Beş Kanunçaların Görüş ve Yaklaşımları Bağlamında XX. Yüzyıl Kanun Sanatına Bakış” yüksek lisans tezinden alınmıştır.

Sanatçımızla ilgili daha fazla bilgi sahibi iseniz “Kaynak Kişi” olarak katkılarınızı bekliyoruz. Bilgilerinizi E-posta aracılığıyla veya İletişim sayfasından bize iletebilirsiniz.