Necati Tokyay kimdir?

Doğum Tarihi: 1906
Doğum Yeri: İstanbul – Sultanahmet
Ölüm Tarihi: 30.11.1988
Defnedildiği Yer: İstanbul – Feriköy Mezarlığı

Usta keman icrâcısı Necati Tokyay hayat hikayesini şöyle aktarmış;

Rüstem Paşa ve Sultan Mustafayı sâlis vakıf mekteplerinde ilk tahsilimi yaptıktan sonra, Üsküdar Sultanisine girdim. Bu mekteplerde muvaffak olduğum dersler; resim, musiki, hesap, tarih ve ulûmu diniye idi. Sesimin o zaman çok güzel oluşundan büyük sınıfların da iştirak ettikleri yürüyüşlerde tabur başı idim. Marşları hep ben idare ederdim. Din derslerinde ise bilhassa Kur’ân-ı Kerim okuduğum zaman, zil ile beraber derse giren sınıflar beni dinlemek zorunda kalırlardı. Yeni ve kâgir bir binada, sesim yer yer akisler yapardı.

Üsküdar Sultanisi yedinci sınıfında, musiki hocamız İzzettin Bey’in vefatı üzerine, boş kalan yerini bir talebe olduğum hâlde, ben işgal ve talebeyi imtihan heyetine teslim ettim. Müteakip senelerde, musiki kabiliyetim daha artmış olacakj ki; babamı, uzağı yakın görmek gibi isabetiyle, bana alınan bir kemanla, Kuzguncuk’lu mösyö David’den derse başladım ve harbi umuminin, son sıkışık zamanlarında, bir çok mahrumiyetleri hiçe sayarak derse devam ettim ve altı ay gibi kısa bir zamanda, kemanda çıkarılması çok güç sesleri bulmaya muvaffak oldum.

İkinci sene, Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne intisap ile merhum Ata’nın evinde kurduğu bu cemiyete on seneden fazla devam ettim. Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne sırf musiki şevkiyle ve meraklıları yetiştirmek emeliyle çok büyük hocalar derse gelirlerdi. Her birinden feyz aldım. Merhum Bestenigâr Ziyâ Bey, Ali Rifat Çağatay, Yusuf Paşazâde Celâl, Kaşıyarık Hüsâmeddin, Sâmi Bey ve doktor Hâmid Hüsnü beylerden çok istifade ettik.

Bundan sonra Şarkı Musiki Cemiyeti ve son olarak da İstanbul Türk Ocağı’na girdim. Girişimde ondördüncü kemandım. İki sene gibi kısa bir zamanda, Ali Rifat Çağatay merhumun bestelediği, büyük şâir Mehmet Âkif’in (Bülbül) ve yine Süleyman Nazif merhumun (Daüssıla) eserlerini büyük muvaffakiyetlerle konserlerde çalmak iktidarını gösterdiğimden süratle birinci keman sınıfına geçtim.

Babamın akla gelmez bir zamanda vefatı üzerine, Üsküdar Sultanisini vakitsiz bırakmak zorunda kaldım ve Devlet Demiryolları Haydarpaşa İşletmesi muhasebesine imtihanla girdim. Yedi seneye yakın burada çalıştım. Ankara Umum Müdürlük emrine tayinim üzerine istifa edip keman çalmayı tercih ettim.

İstifa ettikten sonra İstanbul Radyosu’nda çalıştım ve aynı zamanda Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde başkandım. Ara sıra hususi konserlere de iştirak ediyordum. Sonra amatör vaziyetinden profesyonelliğe geçmeme sebep; o zamanlar İstanbul’da pek meşhur olan “Halk Musikisi” heyetinin ısrarla üzerimde durmaları olmuştur ki, bu hâl beni arkadaşlarımdan ayırdı ve profesyonel vaziyette çalışmaya mecbur etti.

Birçok sene, İstanbul Türk Musikisi Cemiyeti Başkanı idim. Hâlen de (1950) İstanbul Yüksek Türk Musikisi Sanatkârları Başkanı’yım. Aynı zamanda Konservatuvar İcrâ Heyeti’nin birinci kadrosundayım. Ayrıca, İstanbul Radyosu birlik şefliğindeyim ve nihâyet Necâti Tokyay’ım…

Necâti Tokyay her ne kadar kemâni olarak bilinse de bestelediği ona yakın eserden sadece üçü günümüze ulaşabilmiştir.

Yararlandığım kaynaklar:
🔸  Baki Kalan Bu Kubbede – Sermet Sami Uysal
🔸 Bizim Yıldızlar Ansiklopedisi – Zeki Tükel

Sanatçımızla ilgili daha fazla bilgi sahibi iseniz “Kaynak Kişi” olarak katkılarınızı bekliyoruz. Bilgilerinizi E-posta aracılığıyla veya İletişim sayfasından bize iletebilirsiniz.